18/5/2009 - DR. TÜRKAN SAYLAN

Cüzzam kelimesi, Arapça'da "elin kesilmesi, parmakların düşmesi" anlamına gelen "cezem" kökünden geliyormuş... İnsanlık tarihinin en eski hastalıklarından olup; Tevrat, İncil ve Kuran’da adı çokça geçermiş... İncil’in peygamberinin bu hastalığa karşı da bir takım mucizevi iyileştirmeler yaptığı rivayet olunurmuş. Kuran’ın peygamberi ise tedaviden ziyade, önleyici hekimlik konusunda yol göstermiş..."Meczûm ile aranda bir mızrak boyu olduğu halde konuş" buyurmuş. "Cüzzamlının yüzüne uzun uzadıya bakmayınız" demiş Hatta kendisine biat etmek üzere Medine'ye gelmekte olan Sakit kabilesinden bir heyetin içinde cüzzamlı birinin bulunduğunu haber alınca, "Geri dön, biz senin biatını kabul ettik" diye haber bile göndermiş... Özellikle Haçlı seferleri sırasında çok yaygınlaşan ve bütün Orta Çağ boyunca dünyanın en korkunç hastalığı olarak kabul edilen cüzzamın tarihçesinin ilk çağlara kadar uzadığı bilinmekte imiş... Emme velakin ilk defa nerede ortaya çıktığı tespit edilememiş. Ol sebepten dolayı da Avrupa'da XV. yüzyıla kadar, tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, Allah'ın bir gazabı olarak görülmüş... Müslümanlar ise her musibetin insanın başına Allah'ın takdiriyle geldiğine inanırmış...
Cüzzam Hastalığına ilişkin yukarıdaki satırları, Sızıntı Dergisinden özetledim. Epeyce uzun bir yazı olduğu için kendimce önemli ve altı çizilecek cümleleri aldım.
Yazı, uzun olmasına uzundu ama ülkemizde bu hastalıkla mücadeleye ömrünü adayan birisinden tek satır yoktu. Tek bir satır. O eksiği de bir kaç satırla ben gidermek istedim. İşte eksik kalan bir kaç satır:
Cüzzam, işte böyle tarihsel süreçten geçip 20. yüzyıla kadar gelmiş. Bundan 30-40 yıl öncesi ülkemizde de önemli sayıda cüzzam hastası varmış. Tabi, bizim de bu hastalıkla mücadele eden doktorlarımız varmış. Bunlardan birisi de Türkan Saylan’mış. Türkan Saylan. Şu en üstte fotoğrafı olan kız. Ne kadar güzelmiş, belik saçları. Yüzünün aydınlığı. Hele bakışlarındaki derinlik. İşte bu kızın da, cüzzam hastalığına karşı yürütülen mücadelede bir katkısı olmuş. Hani öyle mucizevi iyileştirmeler yapamamış tabi. Uzun yıllar süren çalışmalarla tedavi etmiş cüzzam hastalarını. Hastalarınca çok sevinle bir doktormuş, Türkan Saylan. Hatta bazı hastalarına dokunduğu, sarıldığı filan da rivayet ediliyor. Evet, bu ülkede Türkan Saylan isimli bir kız varmış. Okumuş, doktor olmuş ve cüzzamlı hastalara bakmış. Hem de o derin bakışlarıyla, hem de uzun uzun...
|