DİYALEKTİK KOMEDYA

1/2/2009 - SUN SHİNE



       Bazen Google Earth haritasını açıp yurtta ve dünyada değişik yerlere bakarım. Bu güne kadar yabancı bir ülkeye gidemediğim için kendimce sanal dünya turları yapıyorum işte. Çözünürlüğün yüksek olduğu bölgelerdeki ırmaklar, göller, boğazlar, kanallar ve tabi kentler çok ilgimi çeker. Uzaydan, binlerce metre yüksekten pike yaparcasına o bölgelere inmenin; fotoğraf düzleminden de  olsa değişik yerleri görmenin hazzını yaşarım.

      Doğal yeryüzü şekillerini izlerken pek karşılaştırma yapmam. Beş kıtanın her bölgesinin ayrı ayrı özelliklerini beğeniyle izlerim. Ancak yerleşim bölgelerine, kentlere gelince biraz canım sıkılır. Kuzey Amerika, Avrupa, Japonya veya Avustralya’daki planlı kentleri görünce aklıma kanser hücresi gibi kontrolsüz gelişen şehirlerimiz gelir nedense.

       Mause ile yapılan zoomlarda, henüz iyice yaklaşmadan kendini belli eden baklava dilimleri düzgünlüğündeki parseller. Cetvelle çizilmiş geniş cadde ve sokakların iki yanındaki düzgün binalar. Yerleşim bölgesinin içinde muntazam serpiştirilmiş yeşil alanlar. Doğanın bu gezegende sunduğu en mükemmel coğrafya parçası olan ülkemin yerleşim görüntüleri gözümün önüne gelir. Doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyi Karadenizi, Akdenizi, Egesi ve Marmarası. Ve tabi İstanbul Boğazı... 

       Bugünkü Milliyet Gazetesinde, geometrik düzgünlüğü olan dünya kentlerinden bazılarının fotoğrafları vardı. İçlerinden yukarıdaki fotoğrafı seçmemin sebebi ise doğal güzelliği en az olan bir bölgede kurulmuş olması. Amerika’nın Arizona Eyaletinin Sun Shine Kenti. Yarı bozkır bir coğrafyanın ortasında kurulmuş ve adını daha önce hiç duymadığım bir yer. 

       Acaba bu SunShine belediye başkanları nasıl insanlardır? İçlerinde üç dönem üst üste seçileni var mıdır? Dünyanın en temiz şehri burası diye böbürleneni çıkmış mıdır? Bunları omuzlara alıp, “SunShine, Seninle Gurur Duyuyor!” diye  gezdiren taraftarları var mıdır? Toplu taşıma araçlarının üzerinde bedavadan reklamları yapılmış mıdır? Saatlerce televizyon ekranlarında boy gösteren, narsistiği tavan yapmış, kendini vaz geçilmez ilan eden ve hatta yerine kendi çocuğunu veliaht hazırlayan belediye başkanları olmuş mudur?

       Sahi, böyle kentlerin belediye başkanları ne menem adamlardır? 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2009-02-04 23:17:58 - satırarası

Yazan: ugurtapban
Bünyamin bu yazında satıraraları bırakmamışsın.Her zaman bırakırdın oysa..
Böyle okuması zor oluyor benden söylemesi..
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->


Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler




Site Meter